Ezberlemeyle başlama
Tarota yeni başlayanların çoğu 78 kartın anlamını listeleyip ezberlemeye çalışır ve genellikle ilk iki haftada bırakır. Sebep şu: ezberlenen anlam bir açılımda işe yaramaz, çünkü kart tek başına değil bulunduğu konumla birlikte anlam kazanır.
Daha kolay yol, kartı bir kelime listesi olarak değil bir resim olarak görmektir. Karta bak ve şunu sor: burada ne oluyor, kim ne yapıyor, hangi duygu var? Rider-Waite-Smith destesi tam bu yüzden çizildi; her kart okunabilir bir sahne taşır.
Takımlarla başla
56 minor arkana kartını dört takıma bölünce iş kolaylaşır. Her takımın bir konusu vardır:
- Değnekler — ateş: tutku, girişim, hareket
- Kupalar — su: duygu, ilişki, sezgi
- Kılıçlar — hava: zihin, karar, çatışma
- Tılsımlar — toprak: para, iş, somut sonuç
Bir kartın hangi takımdan olduğunu bilmek, anlamının yarısını bilmek demektir. Kupa Beşlisini hiç görmemiş olsan bile su elementinde beşli olduğunu bilirsen "duygusal bir zorluk" tahmini yaparsın; kart gerçekten kaybı anlatır.
Sayıların kendi mantığı var
As potansiyeldir, henüz hiçbir şey yapılmamıştır. İkiliden altılıya kadar süreç işler. Yediliden onluya doğru konu ya olgunlaşır ya ağırlaşır. Onlu her takımda o takımın uç noktasıdır.
Bu kalıbı bir kez öğrenince 40 sayı kartının iskeleti elinde olur. Geriye 16 saray kartı ve 22 major arkana kalır.
İlk açılımın üç kart olsun
Tek kart yeterince şey söylemez, on kart yeni başlayanı boğar. Üç kart açılımı ikisinin arasındadır ve kartlar arasındaki ilişkiyi okumayı öğretir. Tarotun asıl becerisi budur: kartları tek tek değil, bir cümle gibi okumak.
Günlük kart alışkanlığı
Her gün bir kart çekip akşam geri bakmak, kitap okumaktan daha hızlı öğretir. Sabah anlamsız görünen kart, günün sonunda neye işaret ettiğini genellikle kendisi gösterir. Günlük tarot falı sayfası bunun için var.
Ne kadar sürer?
Kartları tanımak birkaç ay, açılım okumak daha uzun sürer. Ama ilk günden itibaren bir şey yapabilirsin: bir kart çek, ne gördüğünü kendi cümlelerinle yaz, sonra kartın sayfasına bakıp karşılaştır. Bu karşılaştırma, ezberden çok daha hızlı öğretir.
Hangi deste ile başlamalı?
Yeni başlayanlar için Rider-Waite-Smith destesi neredeyse her kaynakta önerilir ve sebebi var: bu destede sayı kartları da resimli. Daha eski Marsilya destesinde Kupa Beşlisi yalnızca beş kupa çizimidir; Rider-Waite-Smith de ise devrilen kupalara bakan siyah pelerinli bir figür vardır. İkincisi okunabilir, birincisi ezberlenmek zorundadır.
Bu sitedeki tüm görseller Rider-Waite-Smith destesindendir. Deste 1909 da yayımlandı ve kamu malıdır.
Kitap mı, uygulama mı?
İkisi de tek başına yetmez. Kitaplar kartların derinliğini verir ama pratik yaptırmaz; uygulamalar pratik yaptırır ama çoğu yalnızca hazır yorum gösterir.
İşe yarayan sıra şu: bir kart çek, önce kendi yorumunu yaz, sonra kaynağa bak. Bu iki adım arasındaki fark, öğrendiğin şeydir. Yalnızca kaynağa bakarsan başkasının cümlesini ezberlemiş olursun.
İlk ay için bir program
Birinci hafta: yalnızca dört takımı tanı. Her takımdan birkaç karta bak, ortak havayı yakala. İkinci hafta: sayı kalıbını öğren, asları ve onluları karşılaştır. Üçüncü hafta: saray kartları. Dördüncü hafta: major arkanayı sırayla oku.
Bu bir ayın sonunda 78 kartı bilmiyor olacaksın ama bir açılıma bakıp anlamlı bir şey söyleyebiliyor olacaksın. Sıralama önemli: major arkana en son, çünkü en soyut olanı o.
Ne zaman başkasına bakabilirsin?
Kendine düzenli bakmadan başkasına bakmak erken olur. Sebebi teknik değil: kendi hayatında test edemediğin bir yorumu başkasına söylerken ne kadar emin konuşman gerektiğini bilemezsin.
Başkasına bakarken de kesin ifade kullanmamak gerekir. Kartlar eğilim gösterir; sağlık, hukuk ve mali konularda ise hiç yorum yapılmamalıdır.